Troid Bezi Nedir?
Diş Taşı Temizliği
Obezite Nedir?
Hemeroid Nedir?
Kadın Doğum
Bademcik-Genizeti
Menisküs Yırtığı
Ağrısız Doğum
Meme Kanseri
Bel Fıtığı
Katarakt
Radyo Frekans

MEME KANSERİNDE EN ÖNEMLİSİ ERKEN TEŞHİS

Meme kanseri kadınların korkulu rüyası olan bir hastalıktır. Her doğan 15 kız çocuktan birisi mutlaka meme kanseri olur. Burada önemli olan kanserin erken yakalanması ve tedavi edilmesidir. Meme kanserine aday olan yada kansere yakalanma ihtimali yüksek olan hanımların öncelikle tetkiki önemlidir. Risk altındaki hanımları şöylece sıralayabiliriz.

• Evlenmemiş ve çocuk doğurmamış olanlar,
• Emzirme süresinin kısa olması,
• Adet görmeye erken yaşta başlaması ve ileri yasa kadar devam etmesi,
• Anne, teyze yada kız kardeşlerde meme kanseri görülmesi,
• Hormon tedavisi görmek,
• Rahim hastalıkları ve şeker hastalığı bulunması.

Meme kanserinden şüphelenilen hastaların doktora müracaat etme sebepleri aşağıdaki durumlardan bir ya da birkaçı nedeniyle olabilir;

• Sancı yada acıma şeklinde tarif edilen ağrı,
• Sertlik yada kitle fark edilmesi,
• Meme başında akıntı olması,
• Meme başının içeriye çekilmesi, ciltte çöküntü ya da portakal kabuğu görünümünde olması,
• Meme ucunda egzamaya benzer erezyon ve ıslaklık olması
• Meme cildinde kızarıklık, damarlanmanın artması,
• Memede ve kolda ödem.

Meme başı akıntıları da kadınların sık görülen dertlerinden biridir. Bu akıntılar sarı, gri, yeşil yada kahverengi kanlı olabilirler. Akıntı kendiliğinden gelebildiği gibi sıkmakla da meme uçunda görülür. Bazen süt verme kesildikten sonra bile süt salgısı devam edebilir. Doktorlar bu tip akıntılar selim hastalıktan mı yoksa meme kanserinin bir belirtisi mi olduğunu ayırt etmek zorundadır. Özellikle kanlı meme başı akıntıları titizlikle incelenmelidir.

Meme başındaki ve çevresindeki çatlaklar ülserler ve akıntılı egzamaya benzer yaralarda da kanser şüphesini daima ekarte etmek gerekir. Bu tür lezyonlardan mutlaka biyopsi alınmalı ve kanser olmadığı kanıtlanmalıdır.
Yukarıda saydığımız ağrı, kitle, meme başındaki çatlaklar, meme başı akıntısı gibi kanser şüphesi uyandıran tüm lezyonlarda mutlaka biyopsi yapılmalıdır. Tüm radyolojik ve laboratuar tetkikler memede ki bir lezyonun kanser olup olmadığını ayıramaz. Meme kanserinde biyopsiden başka kesin tanı yöntemi yoktur diyebiliriz.

Hanımların memelerini kendi kendilerine kontrol etmeleri, erken meme kanseri tanısında çok önemlidir. Bunun için öneriler şunlardır.

• Her ay belden yukarı tamamen çıplak olacak şekilde bir aynanı karşısında memelere bakılması, meme uçlarından birinin dışa veya yukarıya bakması uyarıcı olmalıdır.
• Memelerdeki damarlanma, kızarıklık olup olmadığı ve ödem dediğimiz şişkinlikler kontrol edilmelidir.
• Her iki koltuk altında ki lenf bezlerinin parmaklarla kontrol edilmesi
• Her banyoda özellikle sabunlu iken memeler elle muayene edilmelidir. Devamlı yapılan bu muayene ile her hanım kendi memesinin yapısını öğrenir ve farklı oluşumları erkenden fark eder.
• Anne, kız kardeş gibi akrabalıklarında kanser olanlar mutlaka doktor kontrolüne gitmelidir.Bu gibi hastalarda risk oranı yüksek olduğundan mamaografi yaşı 30 civarıdır.Takibi doktor kanaatine göre yapılmalıdır.
• 40 yaş üstündeki hanımların her altı ayda bir doktor muayenesi ve mamografi ile tetkiki gelişmiş ülkelerde uygulanan, meme kanserini erken teşhis etmeye yönelik bir uygulamadır.
Şurasını unutmamak gerekir ki; meme kanseri erken teşhis edildiğinde ve uygun tedavi edildiğinde kesinlikle korkulacak bir hastalık değildir. Önemli olan lezyonun erken yakalanmasıdır.Uygun tedavi edilen hastalar normal ömürlerini yaşarlar.

Ana Sayfa | Kurumsal | Bölümler | Doktorlarımız | Anlaşmalı Kurumlar | Sağlık Köşesi | İK | İletişim

Doğanbey Cad. No:1 Köyiçi Güngören - İstanbul
tel. (0212) 461 91 91 (PBX)
fax. (0212) 461 23 00